Microsoft mühendis arıyor; Zune HD 2 yolda mı ?

Windows Phone 7 ile mobil işletim sisteminde büyük değişikliğin altına imza atan Redmond merkezli yazılım ve teknoloji devi Microsoft, kullanıcılar arasında büyük beğeni toplayan en güçlü medya oynatıcısı Zune HD’nin halefini hazırlıyor olabilir.

Firmanın kariyer sayfasında yayınlanan iş ilanına göre Microsoft; üst düzey mobil cihaz üretiminde görev almak üzere lisans düzeyinde Makine mühendisi ya da bağlantılı disiplinlerde yüksek lisans ya da doktora eğitimi almış mühendis arıyor. Elektro-mekanik alanında 8 sene çalışmış ve seri üretimde imalat prosesleri (talaşlı, talaşsız şekillendirme gibi) konusunda deneyimli olması istenen mühendisin bilgisayar destekli tasarım, özellikle Pro-Engineer WF 4.0 tasarım programında, yeterli bilgi sahibi olması isteniyor.

Nvidia Tegra platformundan aldığı destekle kullanıcıların beğenisini toplayan Zune HD’den sonra Microsoft’un bir nesil daha bu çizgi de bir medya oynatıcısı çıkarması, sonrasındaysa aynı iPhone-iPod Touch’da olduğu gibi, Windows Phone 7 işletim sisteminin birçok özelliğine sahip medya oynatıcısı hazırlayacağı konuşuluyor.

Ankaralı mühendis Japonya’da büyük başarı elde etti

Karadağ’ın geliştirdiği ve makalesini hazırladığı “Havayolu Ekip Eşleme Problemi İçin Sezgisel ve Kesin Metotların Kullanıldığı Karma Yaklaşım” başlıklı makalesi, Japonya’da bu yıl  40.sı düzenlenen “Bilgisayar ve Endüstri Mühendisliği Uluslararası Konferansı”nda uluslararası katılımcılar arasından aday gösterilerek “En İyi Öğrenci Makalesi Ödülü” aldı.

Karadağ’ın bilimsel çalışmasının danışmanlığını yürüten Başkent Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Berna Dengiz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havayolu şirketlerinin uçuş ve ekiplerinin birbiriyle bağlantılarının yapıldığı “ekip eşleme”nin çok pahalı yazılımlar gerektirdiğini söyledi.

Türkiye’de de aynı şekilde maliyeti yüksek dışa bağımlı yazılımların kullanıldığını anlatan Dengiz, bu yazılımların özellikle ekip maliyetlerinin azaltılması için önemli olduğunu belirtti.

HAVAYOLU SORUNLARINA ÜNİVERSİTE ÇÖZÜMÜ

Türk Hava Yolları yetkililerinin dört yıl önce üniversitelere gönderdiği yazıda, araştırma yapılmasına gereksinim duydukları problemleri ilettiğini aktaran Dengiz, ekiplerinin bu problemler arasından “ekip çizelgeleme problemi” üzerine çalışmaya başladığını kaydetti.

Ekip çizelgeleme probleminin çözümünün zor olduğuna işaret eden Dengiz, girdi değişkenleri ve özellikle mümkün uçuş turlarının sayısının, ekip çizelgeleme problemine kesin çözümlerin bulunmasını zorlaştırdığını, hatta imkansızlaştırdığını söyledi.

Uçuş çizelgesinin belirli bir zaman dilimi içinde iki havaalanı arasındaki aralıksız uçuşları içerdiğini, ekip çizelgelemenin, maliyeti en düşük seviyeye indirecek şekilde ekip personelinin uçuş çizelgesinin her uçuşuna atanmasıyla ilgilendiğini anlatan Dengiz, konuya ilişkin şöyle konuştu.

“En küçük problemlerde bile on milyonlarca olası uçuş turu vardır ve tümünü değerlendirmek çözüm zamanını üstel olarak artırmaktadır. Uçuş turlarının oluşturulması olarak bilinen ilk aşamada uçuş aktiviteleri oluşturulur. Ana amaç, en az sayıda ekip kullanarak, yani en düşük maliyetle, uçuş çizelgesi içindeki tüm uçuş ayaklarını kapsamaktır.”

Havayolu taşımacılığında ekip maliyetlerinin, yakıttan sonra gelen en yüksek gider kalemi olduğunu belirten Dengiz, bu nedenle konu üzerinde son yıllarda araştırmacıların üzerinde yoğunluklukla çalıştığını söyledi.

“MALİYET AZALIYOR, KISA SÜREDE ETKİN SONUÇ VERİYOR”

Prof. Dr. Dengiz, yaklaşık 2 yıl süren çalışmalarında ise, klasik optimizasyon teknikleri ile sezgisel yöntemleri kullanarak problemin daha kolay çözülebileceği bir yöntemin geliştirildiğini bildirdi.

Çalışmalarında elde ettikleri ilk bulgularının önemli sonuçlar verdiğini ifade eden Dengiz, “Çalışmamızı daha da geliştirerek ticari yazılıma dönüştürülmesini sağlayacağız” dedi.

Dengiz, projelerine ilişkin şu bilgileri verdi.

“Projemiz kapsamındaki algoritmaları, ekip çizelgeleme problemi için uluslararası kurallar ve Türk Sivil Havacılık kuralları dikkate alarak geliştirdik. Problemin çözümü için genetik algoritma, kolon üretme ve klasik optimizasyon teknikleri ile oluşturulan karma bir algoritmayla daha iyi sonuçların daha kısa sürede elde edilebildiğini ortaya koyduk.

Çalışmamız, işletmelere iyi planlanmış bir çalışma takvimi, iş tatmini, düzenli uçuş saatleri sağlarken, yöneticilere de düzenli ve dengeli iş dağılımı ile personel memnuniyeti ve motivasyonlarının artmasını sağlayacak.”

Dengiz, ekip maliyetlerin de büyük ölçüde azaltılan çalışmalarının, izlemede ve herhangi bir yeni düzenlemeyi sisteme uyarlamada kolaylık sağladığını anlattı.

Prof. Dr. Dengiz, sistemin varış ve kalkış saatlerindeki gecikmelerin azalması, azalan maliyetlerin bilet fiyatlarına yansıması ve uçuş ve servis kalitesindeki iyileşme şeklinde yararlar sağlayacağını da sözlerine ekledi.

“50’NİN ÜZERİNDEKİ MAKALE ARASINDAN SEÇİLDİ”

Makalesi ile Japonya’da bu yıl 40.sı düzenlenen “Bilgisayar ve Endüstri Mühendisliği Uluslararası Konferansı”nda uluslararası katılımcılar arasından aday gösterilerek 50’nin üzerindeki makale arasından “En İyi Öğrenci Makalesi Ödülü” alan Karadağ ise ödülü almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Çalışmasının henüz başlarında uluslararası bir ödül almanın motivasyon sağladığını dile getiren Karadağ, “Konumuz çok günceldi ve gerçek hayata rahatlıkla uygulanabileceğini gösterdik. Bundan sonraki çalışmalarımız daha da hız kazanacak” dedi.

ODTÜ’lü mühendis Türkler, Dubrovnik’i fethetti

Son yıllarda çok sayıda turistin ziyaret ettiği Hırvatistan’ın tarihi liman kenti Dubrovnik’te Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mezunu 2 genç mühendisin işlettiği restoran, Türk ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekiyor.

UNESCO’nun Dünya Miras Listesinde yer alan, tarihi ve doğal güzellikleriyle gelenleri büyüleyen ve Orta Çağ’a doğru bir zaman yolculuğuna çıkaran Dubnovnik, son yıllarda dünyanın değişik yerlerinden çok sayıda turist tarafından ziyaret ediliyor. Türkiye’deki tur şirketlerinin Dubrovnik’e özel turlar başlatmasıyla birlikte buraya gelen Türk turist sayısında da önemli artış oldu.

“Balkanlar turu” kapsamında geçen yıl Dubrovnik’e gelen ODTÜ Makine Mühendisliği Bölümü mezunu Mehmet Uğur Şanlı (30), gördüğü kent karşısında “büyülenerek” burada iş yapmaya karar verdi.

Tur kapsamında 2 gün kalması gereken kentteki bu süreyi 6 gün uzatt ığını ifade eden Şanlı, daha sonra burada bir restoran açmaya karar verdiğini ve bu yönde çalışma yürüttüğünü söyledi. Yemek yediği restoranlarda hizmet eksikliği olduğunu gözlemlediğini anlatan Şanlı, açacağı restoranda Türk misafirperverliğini ve Türk damak tadını turistlere sunmayı hedeflediğini kaydetti.

Kendisiyle aynı bölüm mezunu olan ve yakın arkadaşı İbrahim Y üzer’e bu hedefini anlattığını anlatan Şanlı, bu arkadaşıyla birlikte burada restoran açmak için araştırma başlattıklarını söyledi.

Yaklaşık 2 ay Dubrovnik’te kaldıklarını ve bu sürede kale içinde yaşayan halkla ve esnafla samimi diyaloglar kurduklarını ifade eden Şanlı, “O kadar sıcak diyalog kurduk ki 2 ay kaldığımız otelin sahibi ısrarlarımıza rağmen bizden ü cret almadı. Normalde kale içinde dışardan kimsenin iş yapmasına sıcak bakılmı yor. Kale dışında yaşayan Hırvatların bile burada işletme açması mümkün değil. Ancak biz kale içinde yaşayan insanların gönlünü fethettik ve onlar bizim burada iş yapmamızı istedi” dedi.

Uğur Şanlı, ancak iş yerlerinin kiralarının yüksek fiyatlar ı karşısında, umutsuz bir şekilde arkadaşıyla birlikte Türkiye’ye döndüklerini ifade ederek, Türkiye’de bulundukları bir sırada gelen telefonla hayatlarının bir anda değiştiğini kaydetti.

Gelen telefonda 35 yıllık bir restoranı işleten ailenin, burayı kendilerine kiraya vermek istediğini söyleyen Uğur Şanlı, bunun üzerine tekrar Dubrovnik’e dönerek kale içindeki en meşhur restoranı işletmeye başladıkların ı belirtti.

Geçen yıl mart ayında işletmeye başladıkları restoranı , burayı kendilerine kiraya veren aileye “saygıdan” dolayı aynı isimle işletmeye devam ettiklerini ifade eden Şanlı, restoranda yaklaşık 25 yıldır çalışan yetişmiş elemanlarla hizmetleri yürüttüklerini söyledi.

Doğuş İnşaat, Sofya Metrosu’nun inşaatına başladı

 Sofya Metrosunun genişletme çalışmaları kapsamında, Doğuş İnşaatın Almanya’dan aldığı Tünel Delme Makinesi (TBM) resmi törenle hizmete girdi. Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ve Doğuş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Talu’nun da yer aldığı törenle makine, tünel delme çalışmalarına başladı. Sofya Metrosunun genişletilmesi çalışmaları 3,8 km ve 2,6 km olmak üzere iki kısımdan oluşuyor.

Doğuş İnşaat 4 istasyondan oluşan 3,8 km’lik kısmı, Metrotrace de 2,6 km’lik kısmı yapacak. Doğuş İnşaatın yapacağı güzergahın 3,2’sini tünel kazıları oluşturuyor. Kazı çapı 9,36 metre olan ve köstebek tabir edilen makine 85 metre uzunluğunda, 1600 ton ağırlığında ve 24 saat çalışacak ve günde yaklaşık 9 metre yol kat edecek. Her türlü toprak yapısında çalışabilen TBM’in delici başlığı üzerinde farklı şekilde dizilmiş kırıcı özel diskleri yer alıyor. Bu diskler tarafından kırılan veya ufalanan toprak tünel dışına çıkartılıyor.

TBM makine, dünyada tünel delmede en güvenli teknoloji olarak kabul ediliyor. Bu makine ile 3,2 km tünel kazılacak. Bu tünel delme işleminin 15 ayda tamamlanması bekleniyor.

Sofya Metro inşaatının 2012 yılı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor. Şu anda metro ile Şu anda günde 180 bin kişi Metro ile yolculuk yapıyor. İkinci kısım tamamladıktan sonra 270 bin kişi daha Metro ile yolculuk yapacak ve toplam Metro ile yolculuk yapanların sayısı 480 bine yükselecek.

Makine Tuna nehrinden, daha sonra da 90 Tır ile Sofya’ya ulaştırıldı. 1,5 ayda da makinenin montajı tamamlandı. Sofya Belediyesi, 2 yıla kadar 6,5 kilometrelik ikinci metro güzergahını tamamlayarak trafiği rahatlatmayı amaçlıyor. (CİHAN) – ERKAN TUNCA

HP Slate Teknik Detayları İnternete Sızdı!

Microsoft ile HP’nin ortaklaşa çalıştığı Tablet PC HP Slate’in teknik detayları internete sızdı. İki firma tarafından da yalanlanmayan bu özellikler, ürünü iPad karşısında avantajlı konuma getirebilecek mi?

Bu haftanın başında iPad piyasaya resmi olarak sunuldu. Apple, Tablet PC sektöründe öncü sayılabilecek bu ürünüyle büyük sükse yapmayı başardı. Apple’ın Tablet PC sektöründeki en büyük rakibi ise, HP’nin Microsoft ile ortaklaşa çalıştığı HP Slate’ti.

iPad birkaç gündür teknoloji dünyasının gündemine yerleşmişken, HP de boş durmuyordu tabii ki. HP Slate’in üzerinde çalışan firma, şimdi de teknik detayları belirledi. İnternete sızan bir görselde ise HP Slate ile iPad’in teknik detaylarının karşılaştırması yer alıyor.

Görsel, HP ve Microsoft tarafından yalanlanmadığı gibi, teknoloji guruları tarafından da doğrulandı. Görselden de görüldüğü üzere HP Slate, işlemci bazında ve kapasite bazında iPad’ten daha üstün olacak.

http://shiftdelete.net/hp-slate-teknik-detaylari-internete-sizdi-19644.html

Bozok Üniversitesi’nde Kimya Günleri Etkinlikleri Başladı

Yozgat Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Bozok Kimya Günleri etkinlikleri başladı.

Fen Edebiyat Fakültesi Konferans salonunda düzenlenen kimya günleri etkinliğine Bozok Üniversitesi Rektör yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Soykan, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Talat Özpozan, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emine Kılavuz, üniversite akademik personeli ve öğrencileri katıldı.

Kimya Günleri Etkinliğinin açılışında konuşan Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Talat Özpozan, etkinliklerin, öğrenciler tarafından Ankara’da Nüve A.Ş. cihaz yapım fabrikasında incelemelerde bulunulması ile start aldığını belirterek, “etkinlikler kapsamında Atomik Spektroskopi ve termal analiz sistemleri tanıtım semineri, cihaz eğitim semineri, kimya araştırmaları, teknolojiye uygulamaları ve önceliklerimiz, evrenin oluşumu, dünya ve kimya, nano teknoloji ve uygulamaları konuları alanlarında uzman kişiler tarafından, akademik personel ile öğrencilerimiz bilgilendirilecek. Ayrıca öğrencilere yönelik etkinliklerin son gününde iş sağlığı ve iş güvenliği sertifika eğitim seminerleri düzenlenecek” dedi.

5-11 Nisan tarihleri arasında düzenlenen etkinlikler süresince ‘Kimya’ bilimi, bilim adamları tarafından farklı yönleri ile ele alınarak çeşitli seminer ve eğitim programları düzenlenerek değerlendirmelerde bulunulacak.

http://www.beyazgazete.com/haber/2010/04/06/yozgat-bozok-universitesi-nde-kimya-gunleri-etkinlikleri-basladi.html

Yabancı sermaye 65 milyar doları Fransa’ya yatırdı

 Fransa 2009 yılında 65 milyar dolarlık yabancı sermaye yatırımı çekerek dünya üçüncüsü oldu.

Fransa Yatırım Ajansı (IFA) değerlendirmelerine göre, Fransa’nın yabancı sermaye için cazip olmasının 5 temel nedeni var.

Büyük ve esnek bir pazar olması, mükemmel altyapısı, çok eğitimli işgücü, inovasyona dayalı büyüme ve yüksek yaşam kalitesi.

Dünyanın beşinci büyük ekonomisi olan Fransa, UNCTAD verilerine göre 2009 yılında 65 milyon dolar ile dünyada en fazla yabancı sermaye çeken ülkeler sıralamasında üçüncü oldu. Fransa Yatırım Ajansı (IFA) verilerine göre ise 2009 yılında yeni istihdam yaratan 639 yeni yatırım gerçekleşti ve bu yatırımlar toplamda 29.889 kişiye ya yeni iş olanakları yarattı ya da var olan işlerini korumalarını sağladı. 2009 yılında Fransa’daki yabancı yatırımların % 68’I Avrupa kökenli şirketler tarafından gerçekleştirildi, bu rakam 2008 yılında % 65 olmuştu. Fransa’da 2009’un yabancı yatırımlarının % 19’u Amerikan şirketleri (2008’de % 22) ve % 10’u (2008’de % 11) Asya kökenli şirketlerce yapıldı.

Fransa’nın yabancı yatırım çekmedeki bu başarısını değerlendiren Fransa Yatırım Ajansı’nın (IFA) tespitlerine göre, yabancı sermayenin ve çok sayıdaki  başarılı yabancı yöneticinin Fransa’ya gösterdikleri bu ilginin altında, Fransa’nın güçlü olduğu 5 temel neden yatıyor.
Bunlar, Fransa’nın büyük ve esnek pazar yapısı, çok gelişmiş altyapısı, iyi yetişmiş insan gücü, inovasyona dayalı büyüme ve sunduğu yüksek yaşam kalitesi.

ABD, Japonya, Çin ve Almanya’nın ardından dünyanın 5. büyük ekonomisi olan Fransa’nın GSYİH’ SI 2009 yılında 2,634 milyar olarak gerçekleşti. 2008 yılında yaşanan global ekonomik krize rağmen 2009’da Fransa’da GSYİH sadece % 2.3 oranında düştü. Oysa bu düşüş İngiltere ve Almanya’da % 4.8 oranında oldu. Fransa ekonomisi 2009 yılının üçüncü ve dördüncü çeyreğinde yüzde 0.2 ve 0.6’lık büyüme oranlarıyla toparlanma göstermeye başladı.  Fransa’yı önemli bir pazar yapan bir başka nokta ise 2008 yılı verilerine göre dünya ihracatının yüzde 3.8’ini gerçekleştirerek, DTÖ ülkeleri arasında en fazla ihracat yapan dördüncü ülke sırasına yerleşen, en büyük ihracat merkezlerinden biri olması.  Avrupa’nın en zengin ülkelerinin tam ortasında yer alan stratejik konumunun yanı sıra, 2009 verilerine göre 16.19 trilyon dolarlık 497 milyon tüketicinin bulunduğu AB pazarına da doğrudan giriş noktası olma niteliği taşıyor.

Kaliteli ulaşım ve telekomünikasyon hizmetleriyle bilinen Fransa, 11 bin kilometrelik otoyollarıyla aynı zamanda dünyanın en kaliteli yol ağlarından birinin de sahibi. Ayrıca, Fransa’yı bir baştan diğerine saran ve yolcularını hızla Avrupa’nın diğer kentlerine de ulaştıran hızlı tren sistemi de bulunuyor. Bütün ülkeye yayılan 65 havaalanı olan Fransa, Atlantik ve Akdeniz’e açılan 6 uluslararası limanı ile de Hollanda’dan sonar gemicilik sektöründe Avrupa’da ikinci en geniş altyapıya sahip ülke konumunda.  Fransızların en büyük gurur kaynaklarından birisi de telekomünikasyon sistemlerinin gücü. Sabit ve mobil hatlarla neredeyse tüm nüfusu kapsamında alanı içinde olan Fransa’da, bu üstünlük iş yaşamını da çok kolaylaştırıyor.

Her yıl eğitime yaklaşık GSMH’nın yüzde 6’sını ayıran Fransa, gelişmiş ülkeler de dahil dünyanın en iyi eğitimli işgücüne sahip ülkelerin başında geliyor.25-34 yaş arasındaki nüfusun % 41’I üniversite mezunu, bu oran aynı yaş aralığında Almanya için % 23, İtalya için ise % 19. Fransa’daki işgücünün yüzde 31’i bilim ve teknoloji alanında faaliyet gösteriyor. Her 1000 işin 7.7’sinin araştırmacı olduğu Fransa, bu AR-GE yoğunluğu rakamıyla, en fazla AR-GE yapılan ülkeler sıralamasında Almanya ve İngiltere’nin önünde ve dördüncü sırada yer alıyor. Teknoloji alanında çalışanların yüzde 2.4’ü ise Fransa dışından gelerek ülkede çalışan yabancılar. Tüm işgücünün ise yüzde 12’si yabancılardan oluşuyor.

Fransa’nın başarısının altındaki temel faktörlerden biri de inovasyona dayalı büyüme gerçekleştirmesi. 2007 yılında Fransa’da AR-GE harcamaları 43.2 milyar dolara ulaştı ve bu rakamla Fransa, AR-GE harcamaları sıralamasında beşinci sıraya yerleşti. Otomotiv, havacılık, ilaç ve Telekom sanayileri patent alanında en öne çıkan sektörler oldu. Fransa pazarlama alanında da yenilikçiliğin merkezi, yeni marka oluşturma açısından Almanya ve ABD’nin önünde yer alıyor.

Fransa’da ARGE’ YE önem veren şirketler vergi teşviklerinden ve vergi indiriminden yararlanıyorlar. Bu alanda gerçekleştirilen ilk 100 milyon Avroluk harcama’nın yüzde 30’u vergiden muaf. İlk kez başvuranlar ilk yıl için yüzde 50 ve ikinci yıl için yüzde 40 oranında vergi iadesi alıyorlar.  Araştırma vergi indirimi Fransa’da kurumlar vergisini yüzde 25.7 oranında düşürüyor. Bu oran karşılaştırmalı olarak İngiltere’de  yüzde -13.8 ve Almanya’da ise yüzde +33.5.

Ve son olarak, Fransa’nın yüksek yaşam kalitesi, yabancı yatırım kararlarının bu ülke lehine olmasının en önemli nedenleri arasında. Fransa’da yaşayan CEO’ların % 85’i yaşam kalitesinin öneminin altını çiziyorlar. Uluslararası Yaşam endeksine göre, Fransa bu alanda en üst düzeyde ve kendisini izleyen ülkeler için standart oluşturuyor. Japonya ve Hollanda da olduğu gibi Fransa’da da sağlıkta %80  eğitimde ise  % 90 oranında harcamalar devlet tarafından  karşılanıyor. Sağlık ve sosyal güvenlik ağları çalışanların mutluluğunu artırırken Fransa’da çalışanların verimliliğinin ve memnuniyetinin neden dünya ortalamasının en üst sırasında olduğunu da açıklıyor.

http://www.gazeteport.com.tr/EKONOMI/NEWS/GP_664492

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.